Kategoriler
- Bugün Ne Öğrendim (27)
- Çocuklar için Hikayeler (1)
- Ekonomi-Yatırım Dünyası (3)
- Genel (66)
- Günde 20 Dakika Almanca (1)
- İş Yaşamı (13)
- Kitap Özetleri (6)
- Kitaplardan_Secmeler (9)
- Rutin ve Alışkanlıklar (6)
- Sevdiğim Hikayeler (11)
- Sevdiğim Şiirler (9)
- Sevdiğim Sözler (76)
- Sevdiğim Videolar (10)
-
Son Yazılar
Views
- Davet – Can Yücel - 103.466 views
- Sağlık Olsun – Can Yücel - 52.571 views
- “Konuştuğun zaman sadece bildiklerini tekrar edersin; ama dinlersen, yeni şeyler öğrenebilirsin” Dalai Lama - 12.737 views
- QE (Quantitative Easing) — Parasal Gevşeme ve Amerikan Merkez Bankası - 8.601 views
- Kendini Tavuk Zanneden Kartal - 7.871 views
- “Uyandıkları andan itibaren, kendilerini yaptıkları işin kusursuzluğuna adıyorlar” Son Samuray Filminden - 5.718 views
- Çocuk büyütmekle, çocuk eğitmek arasındaki farkı o çocuk insan içine çıktığında anlarsın - 4.924 views
- Her iş kendine ayrılan zamanı doldurmak için genişler – (Parkinson Kuralı) - 4.275 views
- Tecrübe, İstediğinizi elde edemediğinizde kazandıklarınızdır.. - 4.023 views
- Duyular ile pazarlama - 3.894 views
Kategoriler
-
Son Yazılar
Kategori arşivi: Genel
Yeni Hobim : Almanca Öğrenmeye Başladım
Bundan yıllar önce (Tam 17 sene), Alman kökenli bir firmada başladım çalışmaya. Aradan geçen 17 yılda , 2 farklı Alman firmada çalıştım ve halen çalışmaktayım. Başlangıçta bu kadar uzun süre çalışacağımı düşünmüyordum ve Almancaya yatırım yapmak da mantıklı gelmiyordu. Yıllar içinde keşke Almancayı en baştan öğrenmeye başlasaydım kendimi çoktan geliştirmiştim dedim. Şimdilerde, en azından belirli bir seviyede kullanabilecek Almanca öğrenmek istiyorum. Profesyonel destek almadan kendi başıma. Aslında bu sadece Almancaya özel değil, bir bakıma kendime istisnasız her gün biraz çalışarak insanın neleri öğrenebileceğini de görmek istiyorum. Bu nedenle Mondly dediğimiz programı (reklam değildir) aldım ve son 9 gündür programı aktif bir şekilde kullanıyorum. Program belirli bir mantık çerçevesinde, tekrarlar ile Almancayı öğretiyor. Dilbilgisine ağırlık vermiyor ancak dilbilgisini de çaktırmadan öğretiyor…. Okumaya Devam Et
9 haftalık rutin ve alışkanlıklar sürecinin ilk 2 haftası bitti
Bundan 2 hafta kadar önce, 9 haftalık bir rutin ve alışkanlık oluşturma sürecini başladığımı duyurmuş ve bu yönde ilk 3 haftalık önceliklerimi belirlemiştim. Yazıya burayı tıklayarak ulaşabilirsiniz. Süreç içinde en disiplinli hareket ettiğim ancak bugün uyamadığım günde 10.000 atma konusu var. Onun dışında yine disiplinle hareket edebildiğim web sitesine yazı yazma konusu da var. Ama diğerleri için zinciri çokça kırdığımı söyleyebilirim. Ancak sonuçta mekanik bir sistem değil ve bizler de makine değiliz. Diğer taraftan bu görselleştirme ve boyama, yapmak istediklerimi ne oranda yapabildiğim konusunda bana yol gösteriyor. Öz eleştiri yapıp tekrar zincir yapmaya çalıştığım da oluyor, kendimle gurur duyduğumda (mesela üşenmeyip gece yürüyüşüne çıkmamı da boyama motivasyonu sağlıyor) Özetle, bir şeyler yapmam lazım modundan, bir şeyleri yapmaya başlama ve sürdürebilme… Okumaya Devam Et
Eat the frog (Ye o kurbağayı) kitabından önemli noktalar
Brian Tracy’nin çok satan kitapları arasında yer alan “Eat the frog” kitabından alınabilecek en önemli yerleri kısaca yazmak istedim. Benim için de güzel bir tekrar oluyor. “Kurbağayı yemek”, en önemli görevinizi belirlemek ve onu tamamlanana kadar tek bir odakla ele almak anlamına gelir. Yani diyor ki, sabah kalkar kalkmaz bu işe oturun ve kurbağıyı yemeye başlayın. En önemli görevlerinize doğrudan başlayın. O-ya-lan-ma-yın En önemli görevinize odaklanma yeteneğiniz, başarınızı belirleyecektir. Başarı için en iyi kural, kağıt üzerinde düşünmektir. Hedeflerinizi yazın Geliştirirseniz kariyer başarınız üzerinde en büyük etkiye sahip olacak tek beceriyi belirleyin. Her gece, ertesi gün başarmak istediklerinizin bir listesini yapın. Bir ana liste, aylık liste, haftalık liste ve günlük listeye sahip olun. Bir “A” görevi, mümkün olan en kısa sürede… Okumaya Devam Et
Meseleleri mesele etmezseniz, ortada mesele kalmaz (Süleyman Demirel)
Rahmetli Süleyman Demirel söylediği çok önemli sözler olmuştur. Kendisi hem hazır cevap üstadı hem de çok iyi bir laf cambazı idi. Bu özellikleri ile birlikte, akıllarda yer etmiş çok farklı sözleri olmuştur. Benim ara ara andığım bir sözü var ki, hepsinden güzel bence 🙂 “Meseleleri mesele etmezseniz, ortada mesele kalmaz“ Bu sözün üstünde düşündükçe çok fazla derinliği olduğunu fark edebilirsiniz. Ancak benim temas etmek istediğim bunlardan sadece birisi olacak bugün. Lise yıllarımda, özellikle üniversite sınavından önce bazen basit sorunları bile büyütüp kafaya takan bir yapım vardı. . Bu sorun üniversite 1’in sonuna kadar devam etmişti. (Şu an bu yapıdan eser yok, hatta takıntıdan fazlasıyla uzağım) Bu dönem boyunca, hafif bazen de ağır takıntılarla da boğuşuyordum. Bazen gerçekten mesele olan konular… Okumaya Devam Et
Çin Atasözü : Her olayın bir hikayesi vardır. Senin hikayen, benim hikayem ve gerçek hikaye
Bu atasözünü çok severim. Neden mi? Olayları herkes kendi penceresinden anlıyor ve anlatıyor :)) Herkesin baktığı açı farklı olabilir. Herkes kendi çıkarına göre hikayeyi şekillendiriyor olabilir. Biz bireysel olarak bir karar verirken, tüm bu dış etmenlerden bağımsız, gerçek hikayeyi öğrenecek ve baz alacak şekilde bir karar vermeliyiz. Aksi takdirde çok sevdiğim Nasrettin hoca fıkrasındaki gibi bir duruma düşeriz : Nasreddin Hoca, kadılık yaparken bir gün bir ahbabı burnundan soluyarak gelmiş. Hasmı için söylemediğini bırakmamış. Sonra: – Hocam, Allah aşkına söyle, demiş, haklı değil miyim? Hoca ne yapsın? – Haklısın, demiş. Ahbabı sinirleri yatışmış olarak gitmiş. Onun hemen arkasından hasmı gelmiş. Bu defa da o başlamış atıp tutmaya, yok bana şöyle, yok böyle yaptı demeye. O da Hoca’ya sormuş: – Haklı… Okumaya Devam Et