Ego terimini yanlış kullanıyoruz.

Ego denince akla Sigmund Freud amcamız geliyor. Zamanında Sigmund Freud insan zihninin üç ana bileşenden oluştuğunu ortaya atmış. ID , EGO ve SÜPEREGO. İd: Sigmund Freud’un psikanalitik teorisinden gelir ve zihnin ilkel ve içgüdüsel kısmını ifade eder. İd, haz prensibine göre çalışır ve arzuların sonuçlarını dikkate almadan anında tatmin arayışındadır. Hemen olsun ister, hemen hemen hemen. Örneklendirmek gerekirse : Ego kavramı bizim kullandığımız “Çok egolu” , “Egosu yüksek” terimlerinden farklı. Aslında biz bu terimi yanlış kullanıyoruz. Bu yazının devamı gelecek. Çok yakında 🙂

Konumsal Güç kişiyi önemli kılar, Kişisel güç kişiyi değerli kılar.

Yıllar önce aldığım bir eğitimden aldığım çok önemli bir not vardı: Konumsal güç kişiyi önemli kılar , Kişisel güç kişiyi değerli kılar. Konumsal güç, apoletin gücüdür. Apoletiniz, kıdeminiz, mevkiiniz ne kadar yüksekse o kadar önemli hale geliyorsunuz. Konumsal gücünüz birçok kapıyı açıyor. Kabinede bakan olduğunuzda herkes size “Sayın Bakanım” der ancak bakanlığınız bitince Mehmet Abi’ye dönersiniz en fazla. Size açılan kapılar açılmaz olur birden. Konumsal güç, organizasyon içinizdeki yere göre, hiyerarşideki pozisyonunuza göre belirlenir. Yönetici iseniz, altınızda çalışanlara göre bir konumsal gücünüz olur. Daha üst yöneticilik pozisyonlarında gücünüz daha da artar. Bazen de ceza verici mevkide iseniz, konumsal gücünüz zirve yapar. Otoritenin başında olursunuz. Kişisel güç ise , kişinin etki gücünü temsil eder. Bireysel ilişkiler kurabilme gücü, konusundaki uzmanlık gücü,… Okumaya Devam Et

Şeytan’ı eğit, dize getir. Senden daha zeki olmasına izin verme

En büyük mücadelemiz şeytan ile. Şeytan’ı yenebilmek dünyanın en zor işlerinden biri. Öfkemizin, Bağımlılıklarımızın, Üzüntülerimizin, ötelemelerimizin, günahlarımızın arkasında var. O her yerde. En büyük düşman Şeytan ve doğru nefs terbiyesi ile yenebilirsiniz. Şeytanınız bol olsun, pardon yok olsun 🙂

Pozitif Psikolojiye inanır mısınız?

Bu kavrama uzun zamandır aşinayım. Okuduğum çeşitli kitaplar ve kaynaklar oldu. Teoriden pratiğe de elimden geldiğince taşımaya çalıştım. Son 2-3 senede daha fazla yol aldığımı söyleyebilirim. Ancak halen bazı zor zamanlarda bu enerjiyi koruyamadığım oluyor. Ancak pozitif psikolojinin gücüne inananlardan biriyim. Birçok kişi, pozitif psikoloji teriminin aslında Hümanist Psikolojinin daha farklı bir ambalaj yapılmış hali olduğunu söylüyor, haksız sayılmazlar. Merkezinde insan ve insanın gelişilebilir doğası var. Sonuçta pozitif psikoloji insanın güçlü yönlerine, dayanıklılık arttırmasına, hayattaki anlamı bulmalarına, kişisel gelişimlerine , daha güçlü sosyal ilişiler kurmasına odaklanıyor. Bir hastalığı iyileştirme konusu bu psikolojinin hedefi arasında değil.. Her ne kadar 1990’ların sonunda Martin Baba (Martin Seligman) tarafından bir psikoloji dalı olarak ortaya atılmış olsa da geçmişi William James (1800’lerin sonları) ve Abraham… Okumaya Devam Et

Tasavvuf Psikolojisine Giriş (Kitap Özeti – 1. Kısım)

Tasavvuf Psikolojisine Giriş (Kitap Özeti – 1. Kısım)

Bu sıralar Stoa Felsefesini araştırma aşamasındayım. Ancak bu felsefeyi araştırırken okuduğum bazı metinler geçmişte okuduğum Tasavvuf Psikolojisine Giriş kitabını aklıma getirdi ve kitabı okurken aldığım notları derlemeye karar verdim. Tasavvufa ve tasavvuf psikolojisine ilgi duyanlara kitabı önerebilirim. Kitabın içeriğinde ve kaynak verdiği alanlarda yapacağınız araştırmalar, derin bir bilgiye sahip olmanızı sağlayabilir. Bugün kitabın ilk yarısı için kısmen bir özet bulacaksınız, yer yer altını çizdiğim cümleleri de göreceksiniz. Bu haliyle insan, Allah tarafından şerefli bir varlık olarak yaratılmış ve varlıkların pek çoğundan üstün kılınmıştır (İsra,17/70). Tasavvufta insanın kötülüklerden arınarak ruhen yükselmesi üzerine kuruludur. Bazı mistik inanışlar Tanrı kavramını insanın içindeki öz olarak anlarken , bazıları evrenin yaratıcısı olan yüce güç olarak anlar. (Ben kişisel olarak her ikisinin bir arada olduğunu düşünüyorum)…. Okumaya Devam Et

Nasuh Mahruki : Kendi Everest’inize tırmanın (Kitap Özeti ve Alıntılar)

“Herkes Everest’e tırmanamayabilir ama herkesin tırmanabileceği bir Everest’i vardır.“ Kapağında yer alan bu cümle ile, kendi sınırlarımızı zorlamamız gerektiğini ve ancak bu şekilde gelişim sağlayabileceğimizi gerçekten güzel bir dille anlatıyor. Doğrusunu söylemek Nasuh Mahruki’yi bu kitap ile daha yakından tanıdım. Bu içerikte bir kitap yazdığından ve içeriğinin de bu denli geniş olduğundan haberim yoktu. Gelelim kitap içeriğine; Nasuh Mahruki 62 Ana maddede kendi Everestimize çıkmamız için gerekenleri listelemiş, her listede kendi hayatından örnekler ve başka kaynaklardan aldıklarını harmanlamış. Kendi hayatından verdiği , başta dağcılık olmak üzere, örnekler oldukça sürükleyici idi. Burda 62 maddenin hepsini sıralamayacağım ancak 10 tanesinden örnek vermek gerekirse ; Kitaptan aldığım ve buraya da aktarmak istediğim alıntılar, sözler aşağıdadır : Gelecekte kendinizi nerede görmek istiyorsanız, ilk önce… Okumaya Devam Et