Yaşar Kemal – Yalnızlık – Şiir

Yaşar Kemal – Yalnızlık – Şiir

Kuş uçmaz, kervan geçmez bir yerdesin.Su olsan kimse içmez,Yol olsan kimse geçmez,Elin adamı ne anlar senden?Çıkarsın bir dağ başına,Bir ağaç bulursun tellersinPullarsın gelin eylersin.Bir de bulutları görürsün,Bir de bulutları görürsün,Bir de bulutları görürsün.Köpürmüş gelen bulutları.Başka ne gelir elden?Çın çın ötüyor yüreğimin kökünde şu dünyanın ıssızlığı.Tanrı kimsenin başına vermesinBöyle bir yalnızlığı! Bugün bir yerde okudum, yalnızlık sigara tiryakiliğinden daha zararlı gibisinden.. Çok büyük dert, kimse yalnız olmasın. Yalnız kalmasın.

Sabır Üzerine Bir Yazı – Bambu Hikayesi

Sabır Üzerine Bir Yazı – Bambu Hikayesi

Bambu Çiftçisinin Hikayesi: Sabır ve Azmin Erdemleri Üzerine Bir Ders Sabır ve azim, kendine sarsılmaz bir güven ve mümkün olanın inancından doğan erdemlerdir. Çin masalında bir bambu çiftçisinin hikayesi bu erdemleri gözler önüne seriyor. Bir adam, hayatı boyunca geleneksel mahsuller yetiştirmiştir. Ancak kendisi ve ailesi için daha fazlasını istemeye karar verir ve alternatifler araştırmaya başlar. İklim ve toprak koşullarını, gerekli ekipmanları göz önünde bulundurarak bambu yetiştirmeye karar verir. Köydeki diğer insanlar bu planı duyunca alay ederler. “Biz burada nesillerdir aynı mahsulleri yetiştiriyoruz. Bu bizim işimiz.” derler. Ancak çiftçi kararlıdır ve planına sadık kalır. İlkbaharda bambu tohumlarını eker ve büyük bir özenle sulamaya başlar. İlk yıl boyunca hiçbir şey olmaz. Komşuları geleneksel mahsullerini hasat ederken, çiftçinin mahsulleri büyüme belirtisi göstermez. Ancak… Okumaya Devam Et

Marcus Aurelius Düşünceler kitabından – 3 Alıntı

Marcus Aurelius’ın Düşünceler kitabı insana yeni ufuk açan bir başyapıttır. Stoa felsefesinin en önemli karakterlerinden biri olan Marcus Aurelius, aynı zamanda dönemin Roma imparatorlarından biridir. Kendine not aldığı ingilzce adıyla meditations, Türkçe adı ile Düşünceler kitabı herkesin okuması gereken bir kitaptır. Ara ara bu başyapıttan alıntı vererek sitemde yayınlayacağım. Bugün 3 tanesi ile başlayalım.

Sümer Tabletlerinde : “Yeni nesil çok tembel, çok saygısız ve ilgisizler” yazarmış

Sümer Tabletlerinde : “Yeni nesil çok tembel, çok saygısız ve ilgisizler” yazarmış

Her zaman yeni nesil ne kadar farklı, ne kadar ilgisizler diye söyleriz. Veya bu çocuklar ne kadar zeki ama yaramaz diye. Bu aslında öyle bir sorun ki, yüzyıllardır bu şekilde devam eden bir söyleniş tarzı. Bakın daha kimler bu konuda yazmış. Bugünlerde gençler kontrolden çıkmış durumda. Kaba bir şekilde yemek yiyorlar. Yetişkinlere karşı saygısızlar. Ebeveynlerine karşı çıkıyorlar ve öğretmenleri sinirlendiriyorlar.” ( Aristo MÖ 350 ) Günümüzün çocukları lüksü seviyor, kötü davranışları var, otoriteye baş kaldırıyorlar, yaşlılara saygıları yok, çalışmak yerine lak lak etmeyi seviyorlar. Çocuklar artık evlerinin hizmetçisi değil, tiranı… Anne babaları odaya girince ayağa kalkmıyorlar, onlara itiraz ediyorlar, destek olmak yerine laklak yapıyorlar, şapır şupur yiyorlar, bacak bacak üstüne atıyorlar, öğretmenlerine zulmediyorlar.” ( Sokrates MÖ 399 ) Günümüzün gençleri… Okumaya Devam Et

Stay small enough, long enough. And you will be big enough soon enough..

Stay small enough, long enough. And you will be big enough soon enough..

Bugün bir video izlerken denk geldiğim bu cümleyi oldukça anlamlı buldum. Küçük ve kararlı başlangıçlar, bir süre sonra kartopu etkisiyle büyüyebiliryor. Lao Tzu‘nun da söylediği gibi “Bin millik bir yolculuk bir adımla başlar”. Bu ilk adımdan önemli olan, adımları devam ettirebilme disiplinini sağlayabilmek. O nedenle bu sloganı özellikle 2025 için dikkate alacağım sloganlar arasına koyuyorum. Rutin ve Alışkanlıkların da , bir işi büyütmenin de temeli budur. Stay small enough, long enough. And you will be big enough soon enough

Can sıkıntısı, yapacak bir şey olmamasının değil; uğrunda yaşanılacak bir şeyin olmaması sonucudur.

Can sıkıntısı, yapacak bir şey olmamasının değil; uğrunda yaşanılacak bir şeyin olmaması sonucudur.

“Canım sıkılıyor”. Bu lafı çevrenizdeki kişilerden veya arkadaş sohbetlerinizden duymuşsunuzdur mutlaka. Can sıkıntısı ile suni bir mücadeleye girişen insanların en büyük kaçamak noktasıdır “Sosyal Medya”. Kaydır, kaydır, kaydır. İzle , izle , izle.. Sonra telefonu da elinden bırakınca. “Offf canım sıkılıyor”. Tabi ki sıkılır. Yapacak bir şey olmamasından değil, uğrunda yaşanılacak bir şeyin olmamasından.. Uğrunda yaşanılacak bir şeyleri hayatının içine katmamış insanın uğrak yeridir. Neyin uğruna yaşarsın ; Kimi zaman çocuklarındır uğrunda yaşadığın, Kimi zaman hedeflerindir , ulaşmak istediğin. İster 1 hafta sonra olsun. İster 10 yıl sonra.. Kimi zaman sağlıklı bir hayat uğruna yaşarsın, belki ideal kilona ulaşmak için, belki de sağlığına tekrar kavuşmak içinn.. Kimi zaman annendir, kimi zaman baban. Görsün istersin onların senin başarılarını , mutluluklarını.. Kimi… Okumaya Devam Et