100 Maymun Deneyi ve hayatımızdaki örnekleri

100 Maymun Deneyi ve hayatımızdaki örnekleri

Bugün enteresan bir şey öğrendim. Literatürde 100 maymun deneyi diye geçiyor. “Yüzüncü Maymun Etkisi”, yeni bir davranış ya da fikrin, kritik sayıda birey tarafından benimsendiğinde bir grup içinde hızla yayılabileceğini öne süren bir kavrammış. Bu fikir 1950’lerde Japon makak maymunlarının gözlemlenmesiyle ortaya çıkmış. Bilim insanları maymunlara tatlı patates veriyorlar ancak patatesleri kuma atıyorlar. Kumlara atılan patatesleri yiyen maymunlar kumlu patatesleri çiğniyorlar fakat durumdan pek de memnun olmuyorlar. Araştırmacılar, Imo adlı genç bir maymunun kumu temizlemek için tatlı patatesleri yıkamaya başladığını fark etti. Sonra zaman içerisinde bunu gören maymunlar da benzer bir davranış sergilemeye başladı. Teoriye göre, kritik sayıda maymun (“yüzüncü maymun”) bu davranışı benimsediğinde, davranış doğrudan temas olmaksızın aniden diğer izole maymun gruplarına yayılmış. Yani özetle bireysel başlayan bir hareket,… Okumaya Devam Et

Bozuk yürüyen merdiven teoremi nedir? (Broken escalator phenomenon)

Bozuk yürüyen merdiven teoremi nedir? (Broken escalator phenomenon)

Alışveriş merkezlerinde bozuk/çalışmayan yürüyen merdivenin basamaklarından yukarı çıkmanın zorluğunu yaşadınız mı? Muhtemelen yaşamışsınızdır. Bunun bir teoremi olduğunu da bugün öğrendim. Bozuk yürüyen merdiven teoremi, bazı insanların çalışmayan bir yürüyen merdivene adım attıklarında yaşadıkları dengesizlik, kafa karışıklığı veya baş dönmesi hissini ifade eder. Bu durum, yürüyen merdivenin hareketsiz olduğunun tamamen farkında olmalarına rağmen meydana gelir. Bu fenomen, beynimizin tanıdık durumlarda yön bulmak için önceki deneyimlere ve motor adaptasyonlara nasıl güvendiğini vurgulamaktadır. Beynimiz geçmiş deneyimlere dayanarak hareket beklentisi içinde. Bu beklenti karşılanmadığında, dengemiz bozuluyor. İlginç değil mi?

“I love NY” logosu nasıl dünya çapında yayıldı

“I love NY” logosu nasıl dünya çapında yayıldı

Bazen öyleisne aldığımız notlar, çizdiğimiz taslaklar tüm dünyaya yayılan bir akım haline gelebilir. Bunun en enteresan örneklerinden birisi de “I love New York” Logosudur “I Love NY” logosu oldukça ikonik ve ilginç bir geçmişe sahipmiş. Logo, 1977 yılında grafik tasarımcı Milton Glaser tarafından New York Eyaleti’nin turizmi artırmak ve şehir sakinlerinin moralini yükseltmek amacıyla başlattığı bir reklam kampanyası için tasarlanmış. 1970’lerin ortalarında, New York şehri yüksek suç oranları ve ekonomik zorluklarla mücadele ediyormuş. Bu dönemde, New York Eyaleti Ekonomik Kalkınma Departmanı, turist dostu bir kampanya oluşturmak için reklam şirketi Wells Rich Greene ile iş birliği yapmış. Kampanyanın merkezi bileşenlerinden biri olan “I Love New York” sloganı, şehrin imajını iyileştirmeyi hedeflemiş. Milton Glaser, logoyu tasarlarken bir taksi yolculuğu sırasında bir zarfın… Okumaya Devam Et

Haz ve Mutluluk arasındaki ayrım ve/veya bağlantı. Haz için mutluluğu terkettik

Haz ve Mutluluk arasındaki ayrım ve/veya bağlantı. Haz için mutluluğu terkettik

Dün akşam bir video izledim. Videodaki kişi 1 dakika içinde Haz ve Mutluluk arasındaki ayrımı ve bağı müthiş cümlelerle anlatmış. Aşağıda okuyabilirsiniz. Beni çok etkiledi, sizi de etkileyeceğini düşünüyorum : Haz ve Mutluluk… Birçok insan bu ikisini eşit görür, ama size söyleyeyim, tamamen farklı şeylerdir. Haz kısa ömürlüdür, mutluluk ise uzun ömürlüdür. Haz bedensel bir deneyimdir, mutluluk ise manevidir. Haz “almakla” ilgilidir. Mutluluk ise “vermekle”. Haz, maddelerle elde edilir, Mutluluk maddelerle elde edilemez. Haz yalnız deneyimlenir, mutluluk ise sosyal gruplar ile. Hazda aşırıya kaçmak, bağımlılığa yol açar. İster maddelerle olsun, ister davranışlarla olsun. Ama aşırı mutluluk bağımlılığı diye bir şey yoktur. Ve son olarak, en önemlisi : Haz dopamindir , mutluluk ise serotonindir. Serotonini aşağı çeken tek şey vardır. O… Okumaya Devam Et