Ego denince akla Sigmund Freud amcamız geliyor.
Zamanında Sigmund Freud insan zihninin üç ana bileşenden oluştuğunu ortaya atmış.
ID , EGO ve SÜPEREGO.
İd: Sigmund Freud’un psikanalitik teorisinden gelir ve zihnin ilkel ve içgüdüsel kısmını ifade eder. İd, haz prensibine göre çalışır ve arzuların sonuçlarını dikkate almadan anında tatmin arayışındadır. Hemen olsun ister, hemen hemen hemen.
Örneklendirmek gerekirse :
- Şeker Dükkanındaki Çocuk: Bir çocuk, bir dükkanda bir çikolata barı görür ve sonuçlarını veya ödenmemiş olduğunu düşünmeden hemen almak ve yemek ister. Bu, id’in anında tatmin arayışıdır.
- Öfke Nöbeti: Bir çocuk, istediği bir oyuncağı alamadığı için bir dükkanda öfke nöbeti geçirir. Bu davranış, id’in anında tatmin arzusundan kaynaklanır.
- Dürtüsel Satın Alma: Bir yetişkin, indirimde olan yeni bir cihazı, ihtiyacı olup olmadığını veya karşılayıp karşılayamayacağını düşünmeden satın alır. Bu, id’in etkisinin bir başka örneğidir.
- Geç Saatlere Kadar Uyanık Kalma: Birisi, ertesi gün işi veya okulu olmasına rağmen bütün gece televizyon izler veya oyun oynar. Bu, id’in anında zevki uzun vadeli sonuçların önüne koymasıdır.
- Dersi Asmak: Derse gitmek yerine evde kalıp dinlenmeyi tercih etmek.
- Aşırı Harcama: Kredi kartıyla ihtiyaç olmayan kıyafet veya ayakkabı satın almak.
- Aşırı Yeme: Lezzetli olduğu için bir oturuşta bütün bir pizzayı yemek.
- Erteleme: Önemli bir projeyi sosyal medyada gezinmek için ertelemek.
- Anında Zevk: Sınav için çalışmak yerine bir partiye gitmeyi tercih etmek.
- Sonuçları Görmezden Gelme: Sürüş sırasında hız yapmak çünkü heyecan verici.
Ego kavramı bizim kullandığımız “Çok egolu” , “Egosu yüksek” terimlerinden farklı. Aslında biz bu terimi yanlış kullanıyoruz. Bu yazının devamı gelecek. Çok yakında 🙂